Öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2018 Perşembe

Gammaz Yürek


"Beni deli sanıyorlar ama yanılıyorlar, deliler ne yaptığını bilmez oysaki ben nasılda zekice planlamıştım her şeyi. Anlatayım, dinleyin de görün."

Edgar Allan Poe'nun Gammaz Yürek'inden bir itiraf sadece bu. Üstü zarla kaplı, soluk mavi bir akbaba gözüydü onu hasta eden ve ihtiyarı öldürmesine sebep olan.

Aynı evde yaşadığı ihtiyar adamı bir hafta boyunca, her gece üzerine kara bir örtü örttüğü fenerle yatak odasından kafasını uzatıp izlemesi ve nihayetinde yedi koca gece sonunda o gözden kurtulmasının öyküsü Gammaz Yürek. 

Yazarın belki de en çarpıcı öykülerinden biri. İnsanı yoğun bir merak duygusuyla diri tutan, rahatsız eden ve şaşırtan bir hikaye.





20 Mayıs 2014 Salı

Göçmüş Kediler Bahçesi


En doğru masal anlamadan korktuğumuzdur diye başlar öykülerine Bilge Karasu. Saat mantığıyla birden başlar ve on ikinci öyküye dek sürer. Sonra gece olur, gong çalar, masallar gece yarısı hikayelerine dönüşüverir. Her öykünün başında bir başka hikaye sizi bekler. Masalların biri biter biri başlar birisi de kitap boyunca sürer gider derken...

Ürkütür bu adam, düşündürür, sersemletir sizi ve sevdirir yazıyı. Cümleleri şahsına münhasır, kelimeleri tıpkı kendi gibidir. Usuma düştü der, onun tarzı kendincedir.

Altıncı saatin masalı dehlize giden adam olur; bir ışığın peşinden saatlerce, günlerce gidip duran adam ışığı bulduğunda artık çoktan göremez olmuştur.

Usta Beni Öldürsene, yedinci masaldır; bir ip cambazının yüzündeki ben büyür ölümüne yakın, her sanatçısının bir sonu vardır, o sonunu vücudunda taşıyacaktır.

Türk edebiyatının güzel yüzü Bilge Karasu; iyi ki var olmuş, iyi ki yazmış, iyi ki bize bırakmış hikayelerini.