"...gözlerin kapalı yaşadıysan gündüzler rüyadır, artık gözlerim açık..."
Yıl 1940, başarılı bir tiyatro yazarı olan Barton Fink Los Angeles'e gelir ve Earle Otel'e yerleşir. Kimileri transittir bu otelde, kimileri de kalıcı. Bir süre sonra da otelin kalıcısı olan yan komşusu Charlie ile tanışır Fink ve hikaye başlar.
Film boyunca otelde gördüğümüz pek çok eşyada, koltuklarda, azizelerde, halılarda, merdivenlerde ve kullanılan tüm koyu kirli renklerde aslında Barton Fink'in iç dünyasını izleriz. Film süresince kullanılan imgeler, özellikle de havanın çok sıcak olmasıyla birlikte sıcaktan akan duvarlar, eriyen duvar kağıtları, buna karşılık yüzü denize dönük kadının resmiyle birlikte aklımıza bir yandan gelen serinlik duygusu başarılı bir biçimde işlenir.
